14 Şubat 2015 Cumartesi

ALLAH'IN VARLIĞININ DELİLLERİ



FITRAT DELİLİ :Allah'ın varlığını ispat¬lamak için fıtraten Allah inancına sahip oluşudur.
TEMANU DELİLİ: Allah’ın birliğini isbatlamaya yönelik delilidir.
İBDA DELİLİ: Âlemin sonradan yaratılmış olması


Dış Alemden çıkarılan deliller:
1.HUDÛS DELİLİ: Alemin ve âlemdeki varlıkların bir yaratıcıya muhtaç olduğu delilidir.
2.İMKÂN DELİLİ:Alemin var olması için bir sebebe ihti¬yaç olduğu delilidir.
3.GAYE VE NİZAM DELİLİ: Tabiatın büyük bir âhenge ve şaşmaz bir düzene sahip olup bunun bir yaratıcının eseri olmasının gerektiği delilidir.

BURHAN-İ İNNİ: Eserden müessire ya da hadiselerden kanuna doğru götüren delildir. (Tüme varım) Mümkün olan bu âlemin Yaratıcısına; dumanın ise ateşe delil olması gibi
BURHAN-I LİMNİ: Müessirden esere ya da kanunlardan hadiselere götüren delildir. (Tümden gelim) Ateşin dumana delil olması gibi. Zira ateş olunca dumanın çıkması beklenir.
BURHAN-I TECRÜBÎ:Tecrübî verilere dayanan burhanlara denir
BURHAN-I MAHLUT :Hem akıl hem tecrübî verilere dayanan burhana denir
BURHAN-I VİCDÂNİ :Zarûrî ve bedihî öncüllere dayanan burhana denir.
BURHAN-I NAZARÎ:Zarûrî ve bedihî öncüllerden çıkarılmış bilgilere dayanan burhana denir.

KEMAL DELİLİ:Her cemal ve kemal sahibi, kendi güzelliğini ve kemalini göstermek istediği gibi, kendisi de bizzat görmek ister. Bir ressamın resmine bakması, bir âlimin kitabını okuması ve sanatkârın sanatını seyretmesi hep bu sırdandır. O hâlde elbette Allah-u Teâlâ da kendi cemal ve kemalini görmek isteyecektir. Madem cemali ve kemali bakidir, elbette onları baki bir şekilde görmek isteyecektir. Bunun için de baki bir memleket lazımdır. Orası da ancak ahirettir.

ADALET DELİLİ:Hiç mümkün müdür ki, her işinde nihayet derecede adalet ile iş gören bir Âdil-i Hakîm, mahlukatının hukukunu muhafaza etmeyerek, mazlumun hakkını zalimden almasın ve adaletini hiçe indirsin? Bu adalet burada yok hükmündedir, demek başka yerde bir mahkeme-i kübra ve adalet diyarı vardır ve olmalıdır.

MERHAMET DELİLİ
: Hiç mümkün müdür ki, şu göz önündeki icraatının şehadetiyle, nihayetsiz bir merhametin ve nihayetsiz bir şefkatin sahibi olan şu âlemin Rabbi, kendi merhametine ve şefkatine layık bir tarzda mükâfatta bulunmasın ve has kullarına ihsan etmesin? Burada yok hükmündedir, demek başka yerde bir mükâfat yeri vardır ve olmalıdır. Ta ki o rahmet orada hakkıyla tecelli edebilsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder